inşaat işçisi, işçi sözleşmesi, belirsiz süreli iş sözleşmesi, kentsel dönüşüm toplantı çağrısı, kat mülkiye kanunu toplantı çağrısı, kat malikleri kurulu, olağanüstü toplantı, kat karşılığı inşaat, inşaat davaları, gayrimenkul davaları, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan davalar, müteaahhit, inşaat avukatı, gayrimenkul avukatı, müteahhit oyunları, kentsel dönüşüm, kentsel dönüşüm davaları, kentsel dönüşüm çareleri, inşaat eksik iş, inşaata tedbir, inşaata ihtiyati tedbir, satış vaadi, kat karşılığı sözleşmesinin iptali, kat mülkiyeti, iskan, anahtar teslim, alacak borç protokolü, borç ödeme taahhüdü, taahhüdü ihlal, taahhüdü ihlal cezası, icra avukatı, koparan avukat, icra müdürlüğü, çek, senet, yazılı tahliye taahhüdü, kiracı tahliyesi, tahliye taahhütnamesi, noter, kamu görevlisine hakaret, sulh ceza, hakaret, tanıma, tenfiz, uluslar arası davalar, international, boşanma, boşanma davaları, aile mahkemeleri, yabancı mahkeme kararları, yabancı mahkeme kararlarının türkiyede tanınması ve tenfizi, ihtar, ihtarname, fikri sınai haklar, patent, marka, marka tecavüzü, tecavüzün refi, ref-i, fikri sınai haklar hukuk ceza mahkemeleri, sanat eserleri davaları, sanat davaları uzmanı, kira, kira alacağı, sulh hukuk davaları, evden tahliye, işyeri tahliyesi, kolay tahliye, kolay evden işyerinden çıkarma, sulh hukuk mahkemesi, ağır ceza mahkemesi, ceza avukatı, kira avukatı, tahliye avukatı, istanbul avukatı, kadıköy avukatı, bağdat caddesi avukatı, afyon avukat, afyon Bolvadin avukat, Sakarya avukat, Akyazı avukat, kurtaran avukat, ceza davaları, savcı, savcılık, ipten adam alma, ipten adam alan avukat, ağır ceza davaları, en iyi avukat, avukat, istanbul avukat, kadıköy avukat, gayrimenkul avukatı, gayrimenkul avukatları, gayrimenkul davası, gayrimenkul davaları, gayrimenkul davaları avukatı, kentsel dönüşüm, kentsel dönüşüm avukatları, yürütmeyi durdurma kentsel dönüşüm 6306 idare mahkemesi ihtiyati tedbir, yürütmeyi durdurma kentsel dönüşüm, 6306 idare mahkemesi, ihtiyati tedbir, en iyi avukat, avukat, istanbul avukat, kadıköy avukat, gayrimenkul avukatı,gayrimenkul hukuku, inşaat hukuku, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, kentsel dönüşüm, gayrimenkul uzmanı, gayrimenkul hukuku

Hukuk Yargılamalarındaki Sorunlara Karşı Çözüm Önerileri

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI

21 – 24 Kasım 2013 –

SORUN1: Basit yargılama usulünde ön inceleme duruşmasının tahkikat duruşması ile birleştirilmesine imkân tanınması gerekmektedir.

SORUN2: Ön incelemede dosyayı takip açısından adalet hizmetleri uzmanının görevlendirilmesi ya da Uyap’ta ön incelemeyi takip edecek bir sistemin kurulması.

SORUN3: Taraf sayısının çok olduğu dosyalarda tebligat aşamasının tamamlanması için dosyaların bir yıla yakın süreyle ön inceleme duruşma gününü beklediği, yargılamanın uzadığı tespit edilmiştir.

SORUN4: Ön inceleme aşaması haksız bir şekilde ihtiyati tedbir talep edenlerin kötü niyetini arttırmaktadır.

SORUN5: İhtiyati tedbir kararına karşı temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ilgili dairelerince öncesinde inceleme yapılmakta iken iş yükünün artması nedeniyle son zamanlarda istinaf mahkemelerinin görevi alanında kaldığı gerekçesiyle dosyaların geri çevrildiği görülmektedir. Bu belirsizliğin giderilmesi gerekmektedir.

SORUN6: İhtiyati tedbir kararına itiraz durumunda duruşma yapılması gerekmektedir. Duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi hakimin takdirine bırakılmalıdır. Azınlık da kalan görüş de mevcut düzenlemenin yerinde olduğunu savunmuştur.

SORUN7: İhtiyati tedbir kararına karşı Yargıtay yolunun açık olması gerektiği, bu konuda düzenleme yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Karşı görüş olarak da bu durumun itiraza tabi olması gerektiği savunulmuştur.

SORUN8: İhtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın tedbir talep dilekçesine tüm delillerini eklemesi, hakime bu konuda araştırmaya yönelik yükümlülük getirilmemesi gerekmektedir.

SORUN9: HMK 140/5. Maddesi gereğince tarafların dilekçelerinde “her türlü delil” dedikleri zaman kapsamının ne olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

SORUN10: Hukuk davalarında da ceza davalarında olduğu gibi kendisini avukatla temsil edemeyen tarafa hakimin takdirine bağlı olarak avukat tayinine imkan tanınması gerektiği ileri sürülmüş; bu görüşe karşın Baroların adli yardım kapsamında avukat tayini uygulaması olması nedeniyle böyle bir düzenlemeye gerek bulunmadığı ileri sürülmüştür.

SORUN11: Ön inceleme müessesesinin zorunlu olup olmadığı yönünde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından iki farklı yönde kararların bulunduğu bilinmektedir. Bu çelişkinin giderilmesi gerekir.

SORUN12: Ön inceleme aşamasının yeterli uygulanıp uygulanmadığı Adalet Müfettişleri tarafından eleştiri konusu yapılmaktadır. İş yoğunluğu dikkate alındığında bu hususun teftiş raporlarından çıkartılması gerekmektedir.

SORUN13: Ön inceleme aşamasının mesleğe yeni başlayan hakim adaylarının mahkemeler bazında yetki ve sorumluluk verilmek suretiyle hakim yardımcılığı sıfatıyla görev yapmalarının hem kendilerinin mesleki anlamda yetişmeleri, hem de mahkemelerin iş yükünün azalması açısından faydalı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

SORUN14: HMK Yönetmeliğinde yer alan ön inceleme formunun doldurulup doldurulmayacağı, doldurulması zorunlu ise ön inceleme aşamasının hangi bölümünde doldurulması gerektiği ve Uyap ortamına ne şekilde aktarılacağı, ayrıca her ne kadar yasada doldurulması zorunlu olarak belirtilmemiş ise de, müfettiş tavsiyelerinde doldurulmamış olmasının tavsiye edildiği görülmektedir. Ön inceleme formunun doldurulmasının kaldırılması gerekmektedir.

SORUN15: Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesi c fıkrasında düzenlenen saklama sözleşmeleriyle ilgili hükmün aynı kanunun birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen hükümle çelişkili olduğu, bu hususta kanun düzenlemenin zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

SORUN16: Ön inceleme aşamasında bazı yer hakimleri tarafından taraflar çağrılmaksızın Uyap ortamında ön incelemeye tabi dosyaların belli aralıklarla tayin edilen günde hakim gözetiminde ele alınarak dosyaların gidişatıyla ilgili inceleme yapılmak suretiyle tutanak düzenlenmesinin faydalı olacağı ileri sürülmüş, diğer görüşte bu durumun iş yükünü arttıracağı gerekçesiyle gerekli görmemiştir.

SORUN17: 6100 Sayılı HMK’da karar verildikten sonra davacının davasından feragat etmesi halinde mahkemece yapılacak işlemle ilgili hüküm bulunmamasına rağmen, Yönetmelik’te mahkemenin resen dosyanın ele alınarak ek karar ile feragata yönelik karar verileceğinin hüküm altına alınmıştır. Bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.

SORUN18: Davalı taraf cevap dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesini Uyap ortamına tarattıktan sonra mahkemeye sunduğunda karşı tarafa tebliği için masraf vermemesi halinde yapılacak olan işlem tereddüde neden olmaktadır.

SORUN19: Yazılı yargılama usulünde sözlü yargılamaya geçilmesi aşamasında tarafların çağrılması usulünden vazgeçilerek tahkikat aşamasının başlangıcında tahkikatın sonunda taraflar gelmese dahi sözlü yargılamaya geçilerek hüküm kurulacağının tebligata şerh düşülmesinin gerekliliği konusunda görüş birliğine varılmıştır.

SORUN20: Davalıya tebliğ yapılamayan hallerde davacının davasından feragat etmiş olması halinde karar kesinleşmediği için davacı tarafça talep edilen gider avansının iadesi yapılmakta ise de, davanın müracaata bırakılmış olması ve diğer hallerde karar kesinleştirilemediğinden gider avansı davacıya iade edilememektedir. Gider avansının iadesi için kararın kesinleşmesinin zorunlu olmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

 SORUN21: HMK Yönetmeliğinde gider avansı düzenlenirken delil ikame avansı kapsamında kalan giderler de sayılmıştır. Bu durumun Yönetmelikte düzeltilmesi gerekmektedir.

SORUN22: Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme konusunda yeniden düzenleme yapılmalıdır.

SORUN23: HMK 165. Maddesi gereğince Durdurma Kararı verilen dosyaların takibi için Uyap’ta düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu dosyalar, Uyap sisteminde duruşma kaçağı olarak görünmektedir.

SORUN24: HMK 321/2. Maddesi gereğince verilen kararların taraflara tebliği hususunda yazılı yargılama usulünde yönetmelik ile kanun arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Azınlıkta kalan görüş, HMK 321/2. Maddesinin tarafların hak aramaya zorlanamayacağından Anayasa’ya aykırı olduğundan taraflara resen tebliğin yapılamayacağını savunmuştur.

SORUN25: Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki belirsizliğin ve sınırların yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

SORUN26: Sulh ya da kabul nedeni ile karar verilmesinde hükmün nasıl kurulacağı usulde açıklanmalıdır.

SORUN27: Uygulamada taşınmazın aynına ilişkin olmayan davalarda ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmektedir. Bu tip davalarda geçici hukuki korumaların daha detaylı olarak düzenlenerek konuya açıklık getirilmesi gerekmektedir.

SORUN28: Davanın ve mahkemenin niteliğine bakılmaksızın temyiz süresi ve başlangıcında uygulama birliği sağlanması için yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.

SORUN29: Miktar açısından kesinlik arz eden davalarda verilen görevsizlik kararına karşı yeni mahkemenin görevsizlik kararı verip veremeyeceği, görevsizlik kararı verilmesi halinde merci tayini yoluna gidilip gidilmeyeceği hususu belirginleştirilmelidir.

SORUN30: Davaname ile açılan davalarda Cumhuriyet Savcısının davaya katılmasının gerekip gerekmediği hususu açıkça düzenlenmelidir.

SORUN31: Avukatların mazeret bildirimlerinin kabulü halinde duruşma gününün Uyap üzerinden öğrenmesi konusunda mevzuatta düzenleme yapılması yerinde olacaktır.

SORUN32: Bilirkişi Yönetmeliğinde düzenlenen iş kotası nedeniyle bilirkişi temininde sıkıntı yaşanmaktadır.

ÖNERİ: Çoğunluk tarafından ön inceleme aşaması yargılamayı uzattığından faydalı bulunmamıştır. Bu nedenle kaldırılması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür. Azınlıkta kalan katılımcılarca ön incelemedeki aksaklıkların giderilmek suretiyle mevcut düzenlemenin kalması gerektiği savunulmuştur.

Share this post